Neden Hızlı Okuma Eğitimi?

En son güncellendiği tarih: Ağu 27

Okumayı öğrendiğimiz andan itibaren “tane tane oku, acele etmeden, anlayarak yavaş yavaş oku!” uyarılarıyla mutlaka karşılaşmışsınızdır. Peki bu söylemlerin konsantrasyonu bozduğunu ve bu sebeple de aktif okuyucu olmaktan uzaklaştırdığını biliyor muydunuz?

Dünya eğitim sistemine 1950’li yıllarda dahil olan hızlı okuma ve anlama eğitimleri 2000’li yıllar itibarıyla ülkemizde de ciddi bir ivme kazanmıştır. Sadece sınavlara daha iyi ve kaliteli hazırlanmak için değil daha fazla kitap okumak, kelime dağarcığını geliştirmek, bilgi ve donanımları artırmak gibi birden çok hedef doğrultusunda kendisini geliştirmek isteyen her yaş grubundan bireyin başvurduğu eğitimler ile yeni bir okuma disiplini edinebilirsiniz. Mevcut, yavaş olan okuma hızınız beynin algılama kapasitesinin çok altında kaldığı için beyin araya farklı parazitler katar, kendinizi aynı sayfaları tekrar tekrar okurken bulabilirsiniz. Odaklanmayı olumsuz etkileyen bu yanlış okuma alışkanlığı doğru bir eğitimle desteklenirse şuan ki okuma hızınızın üzerinde, okuduğunuzdan çok daha fazla verim ve keyif alan bir okuyucu olabilirsiniz.

Hızlı Okuma çalışmalarının sağlıklı sonuç verebilmesi için öncelikle, okul sıralarında edindiğimiz bir takım hatalı alışkanlıkları yenileriyle değiştirmemiz gerekir. “Okuma frenleri” denilen bu alışkanlıklar;

-Heceleyerek okuma: Göz, okuma sırasında sıçramalarla ilerler. Bu sıçramalar her hece veya kelimenin üzerinde duracak şekilde kısıtlanır ise okuma hızımız otomatik olarak yavaşlar. Oysa ki göz çevikliğini artırma uygulamaları ile bu sorunun önüne geçmek mümkündür.

-Seslendirerek okuma: Okumayı yüksek ses veya iç seslendirme şeklinde yapmak da bir diğer okuma freni olarak karşımıza çıkar ve bizi yavaşlatır. Bu durumda dudak, dil ve gırtlak kaslarımız hareketlerini tamamlamadan bir sonraki göz sıçraması gerçekleşemez.

-Geri Dönüşler : Dikkatimizin dağıldığı noktalarda daha önceki satırlara dönüşler yaptığımızda ya da aynı noktada gereğinden fazla oyalandığımızda okuma hızımızda önemli derecede düşüşler yaşanır.

-Amaçsız Yapılan Okumalar: İlgi duymadığımız, sadece bazı zorunluluklara uyma nedeniyle yaptığımız okumalar esnasında aslında kafamızda çok farklı düşünceler dolaşmakta olduğu için hızımız yavaşlar. Okuduğumdan bir şey anlamadım diyorsanız bu okuma frenine takılıyor olabilme ihtimaliniz yüksek.

-Hızlı Okursam Anlayamam Algısı: Oldukça yaygın olan bu algının yanlış olduğu bilimsel çalışmalar ile ortaya koyulmuştur. Yapılan araştırmalar hızlı okumanın kavrama ve anlama fonksiyonlarını geliştirdiğine, odaklanmayı ve bu doğrultuda okuma kalitesini arttığına dikkat çekmektedir. Ya anlayamazsam kaygısıyla yavaş okumak yanlış bir tercihtir ve bu kaygıdan kurtulup doğru okuma alışkanlığı kazanmak bu okuma frenini devre dışı bırakmanızı sağlar.

-Göz Kaslarının Tembelliği: Tüm diğer kaslar gibi, göz kaslarımızın da idman yapması gerekiyor. Sağlıklı koşabilmek için nasıl bacak kaslarımızı güçlendirmemiz zorunluysa, göz kaslarımızı da güçlendirmemiz gerekir. Okuma sırasındaki sıçramaların daha çevik olması okuma performansını olumlu yönde etkiler. Hızlı Okuma ve Anlama eğitimlerinde bu egzersizlerin önemi büyüktür. Uzman bir eğitmen eşliğinde kas yapısına zarar vermeden çalışmak bizi istenilen sonuca ulaştıracaktır.

- Kelime Dağarcığın Zayıf Olması: Bilinen sözcük sayısının kısıtlı olması, bilgi ve genel kültür eksikliği hem anlamayı, hem de okuma hızını aşağı çeker.

-Görme Kalitesindeki Kusurlar: Yorgunluk, göz rahatsızlığı, yetersiz veya fazla ışık, uygun olmayan ortam gibi olumsuz etkenler de okuma hızının düşmesine yol açan fiziki etkenlerdir.

31 görüntüleme

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Sadece Hızlı Okuma mı?

Hızlı okuma kursu sadece hızlı okumaya yarayan bir kurs değildir. Bu kursun ilk ve en belirgin hedefi öğrencinin anlayarak hızlı okumasıdır.